Ana içeriğe atla

THE GREAT GATSBY'DEN ÖĞÜTLER

  "Bizler akıntıya karşı kürek çekip sularla boğuşurken aslında durmaksızın geriye, yani geçmişe doğru gitmiyor muyuz zaten." 

    En tehlikeli olanı da bu değil mi, hayatında ilerlediğini zannederek aslında farkında olmadan takıntı yaptığın şeylerin ardından giderek geriye doğru yol aldığın. Bunun en güzel örneğini Gatsby'den görüyoruz. Bir yandan hiç hayali bile kurulamayacak bir hayatın içindesin, öte taraftan kendini alıkonamadığın bir geçmişin esaretini yaşıyorsun. Esaretten kurtulamayana kadar sahip olduklarını koruyamazsın. Romanın sonunda görüyoruz ki kahramanımız kendisini bundan arıtamıyor ve elindekilerini kaybetmeye başlıyor, adım adım ölüme yaklaşıyor...

    Bilmemiz gereken şey aslında şu olmalı, sahip olduklarınla yol almayı bilmezsen, seni daima geriye götüren şeylerin peşinden gitmeye devam edersen kaybetmeye mahkum olursun, bile bile kayıplara ve başarısızlıklara doğru yol alırsın. Hayatta başarılı olmanın tek yolu daima ileriye dönük kararların alınması ve elindekilerin değerinin bilinmesidir. 

    Bu şekilde olsun ki bizler de Gatsby gibi olmayacak şeyleri umud ederek ölümü kendi ellerimizle kendimize yaşatmayalım.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Essentials of Anita Desai’s Lifetime (ANITA DESAİ'NİN HAYATI )

Essentials of Anita Desai’s Lifetime          Anita Desai was born in Mussoorie, India, 24th June, 1937. Her mother was German and her father  Indian and she obtained a degree in English Literature from the University of Delhi. Anita Desai is  a famous Indian writer. She is in her seventies. she is creative, imaginative, quick-witted, sensitive and  big-hearted. She always tries to express what she considers the truth.          She is married  and she has 4 children. She  lives in the United States, where she is Professor of Writing at Massachusetts Institute of Technology. She enjoys travelling, reading and working in her garden.  When she travels she goes to Mexico, Europe and occasionally to India. She says that having lived independently for 15 years in the West, she found she could not return to a dependent life in India except on visits.    ...

VANITY FAIR BY WILLIAM MAKEPEACE

Thackeray BIography of WIllIam Makepeace William Thackeray was born in Calcutta, India. His father, Richmond Thackeray, was a secretary to the board of revenue in the British East India Company. His mother, Anne Becher, sent him to England for his education when his father died in 1815. He eventually attended the Charterhouse School, which he despised and later parodied as "Slaughterhouse" in his fiction. It was here that his first writing appeared, in the publications The Snob and The Gownsman . His matriculation to Trinity College was delayed by illness, and he dropped out in 1830. Over the next six years, Thackeray led a scattered and irresponsible life. He traveled all over Europe and met Goethe in Weimar. When he returned to England he began to study law, but soon abandoned the field. Thackeray lost much of his fortune to gambling and to failed investments as a result of the collapse of two Indian banks. Thacker...

Arapçanın Önemi

ARAPÇANIN ÖNEMİ Dil, insan hayatı için önemlidir, çünkü insani ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz ve mutlak olarak başkalarından yardım alarak çeşitli ihtiyaçlarını giderir. Yiyecek, giyecek, mesken, güvenlik gibi tüm ihtiyaçlarını başkalarıyla dayanışma ve iletişim halinde karşılar. Buradan insanın, başka insanlarla iletişim kurma gerekliliği ortaya çıkar ki işte bu iletişim aracı dildir. Dolayısıyla herhangi bir dili öğrenmek, o dili bilen insanlarla iletişim kurabilmek demektir. O nedenle “bir lisan bir insan” sözü manidardır. Ancak dil yalnızca bir iletişim aracı değildir. Aynı zamanda bir toplumun kültürünü, inancını, yaşam tarzını, hayat anlayışını ve düşünüş biçimini taşıma aracıdır. Örneğin, Japonca’yı bilmek, Japon kültürünü bilmeyi, bir Japon gibi düşünebilmeyi, Japon yaşam tarzını kavramayı gerektirir. Daha da ötesi dil, günümüzün modern dünyasında güçlü bir politik araç olarak kullanılmaktadır. Özellikle büyük devletler, kendi dillerini yaymak, başka ülkelerdeki g...